80’lere tanıklık edenler hatırlar. Otomobil hareket ettiğinde arka konsolda kafası sallanmaya başlayan oyuncak köpeğin tek araba süsü olduğu, herkesin bakır bakraçlardaki plastik güllerle evlerini güzelleştirmeye çabaladığı ve her 3 haneden birinde bordo renkli müzikli sigara kutusu bulunduğu zamanlardı onlar…

Peki neden bu ürünleri tercih ediyorduk? Herkesin aynı zevke sahip oluşundan mı? Elbette hayır. Başka seçeneğimiz yoktu da ondan….

Arabalar aynı, perdeler aynı, vitrinler aynı kıyafetler şimdikine nazaran daha bir aynıydı…Tercih etmiyor, çoğunlukla tercih etmek zorunda kalıyorduk. Derken o yıllarda kumaş ve neticesi olarak tekstil imalatında ülkemiz hızlı adımlar attı. Dev kıta Asya bu süreçte derin uykusundan uyandı. Pazar olan ülkeler imalatçı ve pazarcı olunca doğan rekabet, ürün çeşit ve niteliğinde takibi daha zor bir artışa neden oldu. Leyla Hanım, Tayland’dan gelen oyma ağaç sehpa kullanırken Merve Hanım Çin’den gelen store perdeyi  tercih etti.  Bu hızlı değişimden ilk etkilenen ürünlerden biri kuşkusuz kumaş sektörü oldu.  Biz sektördekiler, rengi solmayan, boya vermeyen, tüylenmeyen, daha esnek daha dolgun daha sağlıklı kumaş arayışındayken organik, leke tutmayan, yanmayan, teri dışarıya atan, nano teknolojik kumaşlar imal edildi ve ediliyor.

 

Selçuk İpek olarak 1982’den bu yana Bursa’yı Denizli’yi İstanbul’u Avrupa’yı,İngiltere’yi, Çin’i, Hindistan ve Pakistan’ı dolaşıyor, fiyat ve kalite açısından en cazip seçenekleri sizlere sunabilmek için kilometreleri arşınlıyor, ürünleri  mukayese ediyor ve tercihinize sunuyoruz. Kısacası sizler, kıyafetiniz için, gelinliğiniz için, perdeniz için, koltuklarınızın döşemesi için kumaş seçerken  3 saat bile harcamayasınız diye biz tam 32 senedir çalışıyoruz…